TARİH

Yunan Kültürü’nün Roma Uygarlığına Etkileri

Yunan  kültürünün Roma Uygarlığına  etkileri konusuna geçmeden hemen önce  Roma coğrafyasına bir bakalım.

Roma’nın kuruluş efsanesine buradan ulaşabilirsiniz.

Roma Uygarlığı’nın Doğuşu

M.Ö 8. yüzyılda bugünkü İtalya’nın Latium bölgesinde, Tiber nehrine bakan tepedeki yerleşimlerin gelişmesiyle ortaya çıkan Roma uygarlığını; krallık (M.Ö. 753 – 509 arası), cumhuriyet (M.Ö. 509 – 27 arası) ve imparatorluk (M.Ö. 27 – M.S.476 arası) dönemi olarak üç evreye ayırabiliriz.

Bölgeye zaten var olan yerli halkın üzerine M.Ö. 1200 yıllarında gelen ilk kabileler İtalik halklardır. İtaliklerin yerli halkla karışmalarından “Latinler” (ovalılar) denen halk doğmuştur. İtalya’ya Anadolu’dan gelen Etrüskler ise, İtalya’da tarımla uğraşan köy toplulukları halinde yaşayan Latinler üzerinde egemenlik kurmuştur.

Romalılar, uygarlıklarının gelişiminin başlarında, Güney İtalya’daki Yunan kolonileriyle etkileşimler yoluyla Yunan kültürüne maruz kalmışlar ve kültürlerinin birçok yönünü benimsemeyi, uyarlamayı ve geliştirmeyi başarmışlardır.

Roma’da Yunan kültürünün etkilerini Din ve Mitoloji, Dil ve Edebiyat, Evlilik ve Çocuk, Eğitim, Sosyal Sınıflar, Ekonomi, Giyim ve Kuşam, Felsefe, Müzik, Sanat, Mimari ve Mühendislik gibi  alanlarda görmek mümkündür.

Din ve Mitoloji

Antik Yunan dini ve mitolojisi, Romalılar tarafından benimsenen kültürün sadece bir tanesidir. Çoğu Roma tanrısı Yunan mitolojisinden alınmış ve Latince isimler verilmiştir. Her iki Tanrı panteonun da Yunanistan’daki Olimpos Dağı’nda yaşadığı varsayılmaktadır. Temel fark, Yunanlıların tanrılarını insani fiziksel formlara ve özelliklere indirgemesidir. Öte yandan Roma tanrıları fiziksel bir görünüme sahip değildi.

Dil ve Edebiyat

Roma toplumunun ana dili ve resmi yazışma dili Latince’dir ancak günlük konuşma dili farklılık gösterir. Etrüsk alfabesi esas alınmıştır. Büyük İskender, Helenistik İmparatorluğunu kurduğunda, Yunanca Doğu Akdeniz’in ve Küçük Asya’nın ortak dili haline gelmişti.  Güney İtalya’nın zaten Yunanca konuştuğunu hesaba katarsak, bu Romalılar tarafından fethedilen toprakların çoğunun Yunanca konuştuğu anlamına geliyordu. Pek çok eğitimli Romalı Latince’nin yanında Yunanca da konuşuyordu.

Evlilik ve Çocuk

Evlilik ve çok çocukluluk her iki uygarlıkta da teşvik edilmekteydi. Her iki toplumda da dul kalmış kadınların yeniden evlenmeleri beklense de Roma’da dul kalan kadınların kendi varlıkları ve gelirleriyle geçinip bir daha evlenmemeleri çoğunlukla söz konusu olamamaktadır.

Eğitim

Romalılar her alanda olduğu gibi eğitim alanında da Yunan kültürünün etkisine girmişler, onların eğitim sistemlerini kendilerine uyarlamışlardır. Varlıklı ailelerin çocuklarına Yunanlı köleleri eğitmen olarak aldığı bilinmektedir. Yunanlılarda olduğu gibi Roma’da da Gymnasiumlarda fiziksel eğitim kültürü devam eder.

Sosyal Sınıflar

Roma ve Yunan dünyasında sosyal sınıflar ve statüler zaman içerisinde değişim geçirmişlerdir. Fakat temel bakımdan Roma ve Yunan toplumu vatandaşlar, vatandaşlık hakkı olmayan özgürler, köleler, yabancılar ve kadınlar olarak ayrılmaktaydı. Yalnızca ufak bir azınlık grup vatandaş olarak kabul görmekteydi. Bu vatandaş sayılan özgür erkekler de elbette kendi aralarında varlık ve gelirlerine göre farklı statülere ve haklara sahip oluyorlardı. Tarımsal, zanaata dayalı ve her türlü günlük işlerde işgücü bakımından köleler hem Roma’da hem de Yunan devletlerinde önemli yer kaplamaktaydı. Özellikle Roma’da ekonomi büyük oranda eyaletlerden ve çevre halklardan getirilen köle işgücüne dayanmaktaydı. Roma’da kadının statüsü ve toplumdaki rolü Yunan toplumuna nazaran daha yüksekti.

Ekonomi

Antik dönem devletlerinin neredeyse tamamında olduğu gibi Yunan kentleri ve Roma devleti de büyük oranda tarıma dayalı bir ekonomiye sahipti. Yunan devletleri başta kendilerine yeter tahıl üretimine sahipti fakat gerek nüfus artışı gerekse de yanlış tarım teknikleri dolayısıyla zamanla kendilerine yeter buğdayı üretemez oldu ve buğday ithaline başladılar. Buna karşın, Yunan kentlerinin elindeki en büyük tarımsal üretim ve ihraç malzemesi ise şarap ve zeytinyağı oldu. Aynı şekilde Romalılar da tahıl ithal edip şarap ve zeytinyağı ihraç ediyordu.

Beslenme ve Yemek Kültürü

Roma uygarlığında beslenme, eski Yunan toplumuna bağlı olarak bir gelişim gösterir. Yiyeceklerden sofra adetlerine kadar her alanda bir gelişme söz konusudur. M. Ö. 4. yy.’da tahıl türleri başlıca besin kaynağıydı diyebiliriz. Romalılar da Yunanlılar gibi, koyun ve keçi sütünü tercih etmişler ama sütü daha çok krema ve peynir yapımında kullanmışlardır. Yemeklerde sos olarak, Yunan toplumlarında da kullanılan balık sosu ve zeytinyağı kullanılmıştır. Romalıların da başlıca içeceği şaraptır. Şarap üretiminde Yunanlılardan öğrenilen teknikler kullanılmaktadır ancak üzümler artık ayakla değil, preslerde ezilmektedir. Yunanlılar en iyi şarabın hiçbir katkı içermeyen olduğuna inanırken, Romalılar koyu şaraplarını daima sulandırmışlardır. Başlangıçta klinelerde oturarak yemek yenirken daha sonra uzanarak yenmeye başlanmıştır. Yunanlılardan farklı olarak kadınlar da yemeklere katılmaktadır. Yunan kültüründe var olan symposion kültürüde Roma’da devam etmiş, farklı olarak bu toplantılara kadınlar da eşlik etmiştir.

Giyim ve Kuşam

Roma’da Yunan’da himation’a karşılık gelen pallium(erkek)  ya da palla(kadın)  kullanımı vardır. Onun dışında Yunan’dan farklı olarak kıyafetler Roma’da statü göstergesi sayılmış çeşitlenmiştir.

Felsefe

Roma’nın en ünlü filozof ve politikacılarından biri olan Marcus Tulius Cicero (MÖ 3 Ocak 106 – MÖ 7 Aralık 43), birçok Yunan felsefe metnini Yunancadan Latinceye çeviren ilk kişilerden biriydi. Romalılar ayrıca filozof Panaetius (MÖ 185-109) aracılığıyla Yunan Stoacılık felsefesini benimsemişlerdir. Yunan düşüncesi ve felsefesi, Roma’daki Cicero, Epiktetos, Seneca ve Epikurosçular dâhil akademisyenler ve filozoflar tarafından benimsenmiştir.

Müzik

Yunan kültürünün aksine müziğe Roma Cumhuriyeti’nde çok saygı duyulmuyordu ve eğitimde bir gereklilik değildi. Bu, Roma İmparatorluğu’nda yavaş yavaş değişti. Romalılar Yunan kültüründe var olan lir, kithara gibi çoğu Yunan enstrümanını benimsemişlerdir.

Sanat

Romalı sanatçılar, özellikle heykel işçiliği yaparken Yunan sanatsal tekniklerini benimsemişlerdir. Aslında bugün müzelerde bulunan Yunan heykellerinin çoğu Roma kopyasıdır. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de Roma döneminde Yunan kültüründen kalan bronz heykellerin kopyasının alınarak eritilmesi ve silah yapımında kullanılmasıdır.

Mimari ve Mühendislik

Mimari, Yunan kültürünü Romalıların benimsediği ama aynı zamanda geliştirdiği bir yönüdür. Antik Roma’da avlulu Yunan tipi evlerin kullanımı devam ederken çok katlı evler ve zenginler için villalar yapılmıştır.

Kopukuçurtma

Herşeyi yazdı bir tek hakkında yazamadı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu