Bu Yazıyı Paylaş

SAĞLIK

Stockholm Sendromu Nedir?

Stockholm Sendromu Nedir?

Stockholm sendromu genellikle zorla kaçırma ve rehine durumlarında görülür. Bu suç vakalarında mağdurlar çeşitli travma türlerine yanıt olarak bu psikolojik durumu geliştirebilirler.

Bu yazıda, Stockholm sendromunun tam olarak ne olduğuna, isminin nereden geldiğine, bu sendromu geliştiren birini tedavi etmek için neler yapılabileceğine daha yakından bakacağız.

Stockholm sendromu nedir?

Stockholm sendromu belirli bir duruma maruz kalan mağdurun verdiği psikolojik bir tepkidir. Bu durum rehineler veya taciz mağdurları, onu esir alan kişiler veya tacizcilerle bağ kurduğunda ortaya çıkar. Bu psikolojik bağlantı günler, haftalar, aylar ve hatta yıllarca esaret veya taciz yoluyla meydana gelir ve gelişir.

Zamanla bazı kurbanlar, onları esir alanlara karşı olumlu duygular geliştirmeye başlar. Hatta ortak hedefleri ve nedenleri paylaşıyormuş gibi hissetmeye bile başlayabilirler. Ve hatta mağdur, onu kurtarmaya çalışan polise veya yetkililere karşı olumsuz duygular geliştirmeye başlayabilir. İçinde bulundukları tehlikeli durumdan kaçmalarına yardım etmeye çalışan herkese kızabilirler.
Bu psikolojik durum her rehinede veya kurbanda olmaz ve meydana geldiğinde neden ortaya çıktığı henüz tam olarak açıklanamamıştır.

Birçok psikolog ve uzman, Stockholm sendromunu kurbanların korkunç bir durumun yarattığı travmayla başa çıkmalarına yardımcı olmanın bir yolu olarak görüyor. Bu sendromun neden olduğunu anlamak için tarihine bakmak belki bize yardımcı olabilir.

Stockholm Sendromunın Tarihi

Stockholm sendromu muhtemelen onlarca yıl, hatta yüzyıllar öncesinde de yaşanmıştır. Ancak,  Stockholm sendromu adı ile 1973’de yaşanan bir olay sonrasında  ilk olarak tanımlandı.

1973 yılında  İsveç’in Stockholm kentinde bir banka soygunundan sonra iki adam dört kişiyi 6 gün boyunca rehin tutmuştu. Rehineler serbest bırakıldıktan sonra, esir alanlara karşı ifade vermeyi reddettiler. Hatta onları  savunmak  için para topladılar.

Bu olaydan sonra  psikologlar ve akıl sağlığı uzmanları, rehinelerin kendilerini esaret altında tutan insanlarla duygusal veya psikolojik bir bağ geliştirdiklerinde ortaya çıkan duruma “Stockholm sendromu” terimini kullandılar.

Stockholm sendromunun belirtileri neler?

Stockholm sendromu, üç farklı semptom ile kendini gösterir.^Mağdur, kendisini tutsak tutan veya taciz eden kişiye karşı olumlu duygular geliştirir.

Mağdur, polise ya da ona yardım etmeye çalışan herhangi birine karşı olumsuz duygular besler. Hatta onu esir alan kişiye karşı işbirliği yapmayı bile reddedebilirler.

Mağdur, kendisini esir alan kişi ile aynı hedef ve değerlere sahip olduğuna inanmaya başlar.

Peki bu nasıl olur?

Kaçırılan ya da rehin alınan insanlar genellikle kendilerini esir alan kişiler tarafından tehdit edilmiş hissederler. Ancak aynı zamanda hayatta kalmak için onlara güvenirler. Kaçıran veya taciz eden kişi onlara ufak bir nezaket gösterirse, kişi merhamet için onu esir alan kişiye karşı olumlu duygular hissetmeye başlayabilir.

Stockholm sendromu genellikle rehine veya adam kaçırma durumuyla ilişkilendirilse de aslında birçok başka durum ve ilişki için geçerli olabilir.

Stockholm Sendromu Hangi durumlarda ortaya çıkabilir?

Stockholm sendromu da bu durumlarda ortaya çıkabilir.

Yanlış İlişkiler

Araştırmalar istismara uğramış bireylerin istismarcılarına duygusal bağlar geliştirebileceğini göstermiştir. Cinsel , fiziksel ve duygusal tacizin yanı sıra ensest de yıllarca sürebilir. Bu süre zarfında, kişi kendisini kötüye kullanan kişiye karşı olumlu duygular veya sempati geliştirebilir.

Çocuk İstismarı

Tacizciler sık ​​sık kurbanlarını zarar vermekle, hatta ölümle tehdit eder. Mağdurlar itaatkar davranarak tacizcilerini kızdırmaktan  kaçınmaya çalışabilirler. Ayrıca tacizcinin göstereceği en ufak bir nezaket çocuğun kafasını daha da karıştırabilir ve ilişkinin olumsuz doğasını anlamamasına yol açabilir .

İnsan Ticareti

İnsan ticareti mağduru kişiler genellikle yiyecek ve su gibi ihtiyaçlar için istismarcılarına güvenirler. Tacizciler bunu sağladığında, mağdur, istismarcılarına karşı olumlu duygular beslemeye baslayabilir.Ayrıca misilleme korkusuyla veya kendilerini korumak için istismarcılarını korumaları gerektiğini düşündükleri için polisle işbirliği yapmaya direnebilirler.

Spor Koçluğu

Spor yapmak kişilerin  insanlarla ilişki kurması için harika bir yoldur. Ne yazık ki, bu ilişkilerin bazıları nihayetinde olumsuz olabilir. Zorlu koçluk teknikleri taciz edici bile olabilir. Sporcu, antrenörünün davranışının kendi iyiliği için olduğunu kendilerine söyleyebilir. 2018 yılında yapılan bir araştırma sonucunda bu durum da  Stockholm sendromunun bir formu olarak kabul edilmiştir.

Stockholm Sendromu Örnekleri

Tarihdeki bilinen aşağıdaki Stockholm sendromu örneklerini sizler için derledik.

Patty Hearst

İşadamı ve gazete yayıncısı William Randolph Hearst’ün torunu, 1974’te Symbionese Liberation Army (SLA) tarafından kaçırıldı. Esaret sırasında o ana kadar olan yaşamından vazgeçerek örgüte katılan Patty yeni bir isim aldı. Örgütle birlikte hareket ederek bir banka soygununa karıştı. Daha sonra Hearst tutuklandı ve duruşmasında savunma olarak Stockholm sendromunu kullandı. Bu savunma işe yaramadı ve 35 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Mary McElroy

1933’te dört adam, 25 yaşındaki Mary’yi silah zoruyla kaçırdı, terk edilmiş bir çiftlik evinde duvarlara zincirledi ve ailesinden fidye talep etti. Fidyeyi alan adamlar 29 saatin sonunda Mary’i serbest bıraktılar.

Adamlardan üçü bir ay sonra yakalandı ve mahkemeye gönderildi. Ancak Mary mahkemede ona iyi bakıldığını söyledi.
Açıkca kaçıranlara sempati duyuyordu, öyle ki cezanın tersine çevrilmesini istedi!
Mary onu esir alan iki kişiyle arkadaş kaldı, onları hapishanede ziyaret etti ve onlara hediyeler getirdi.

Zamanla zihinsel çöküş yaşayan Mary 21 Ocak 1940’da  intihar etti ve bir not bıraktı:

“Kaçıran dört kişi, muhtemelen beni aptal olarak görmeyen dünyadaki dört kişidir.”

Çeviri Kaynağı: Quora

Bu Yazıyı Paylaş

Kamprota.com 'un Aktüel Bloglarına hoş geldin.  Aktüel'de Seyahat ve Doğa Sporları haricindeki kategorilerde ilgi çekici içerikler üretiyoruz.  Üye olarak sen de blog yazısı yazabilir, yazarken de kazanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için tıkla.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak Gerekli alanlar işaretlendi *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>