Bu Yazıyı Paylaş

TARİH

Perikles kimdir? : Atina’nın Reformist Lideri

Perikles kimdir? : Atina’nın Reformist Lideri

Perikles , altın çağında Atina’daki en önemli figürdü. Babası MÖ 479’da Atina deniz kuvvetlerini komuta etmiş ve Pers filosunu Mykale Savaşı’nda yenmiş olan Xanthippu’du. Perikles’in annesi Agariste ise, M.Ö. 508’de Atina’da demokrasinin temellerini atmaya yardımcı olan Kleisthenes’in yeğeniydi.

Perikles çocukluğunda en iyi eğitimi aldı, Damon’dan müzik ve Zenon’dan matematik öğrendi. Pericles’e nasıl konuşulacağını öğreten ve Perikles’in siyasette kullanacağı sakin tarzın bir modeli ise Anaxagoras adında bir bilgindi.

Perikles ailesinden aldığı mirasla genç bir adam olarak, MÖ 472’de Dionysia şenliklerinde oynatılan Aeschylus’un The Persae oyununun gösterimi için para yatırdı.

Pericles, Atina siyasetinde her zaman çok etkili olan Alkmaionid ailesinin bir üyesiydi. İnsanlar üzerinde son derece etkili olmasına rağmen, olağanüstü kariyerinin çoğunu sahne arkasında harcamanın akıllıca olduğunu düşündü. Atina, güçlenen liderlere karşı bir mahkeme kurarak 10 yıllığına şehirden sürülmesiyle ünlüydü ve Perikles dışlamadan sessiz bir tavırla en iyi şekilde kaçındı.

Perikles demokratik bir lider olan Ephialtes ile yakından çalıştı. İkisi de 462’den bir süre önce general seçildiler. Kimon ve ordu seferdeyken, Ephialtes aşırı demokratik reformlarını gerçekleştirdi.  Areopag Konseyinin tüm anayasal güçlerini beşyüzler meclisine, halk meclisine ve halk mahkemelerine verdi. Kimon döndüğünde ostrakismosla 10 yıllığına şehirden sürüldü ve bu arada Ephialtes bir suikaste uğradı. Pericles Atina’nın tartışmasız lideri oldu ve Atina’nın başında bulunduğu 30 yıllık dönem boyunca bu çağın Perikles çağı olarak adlandırılmasına sebep olacak büyüklükte işler yaptı.

PERS VE SPARTA İLE SAVAŞ DÖNEMİ

Atina demokratları dış siyasetlerinde Temistokles’in çizmiş olduğu yollardan yürüdüler ve bu yüzden Sparta ile Atina arasındaki gerginliğin bir savaş halini almasına yol açtılar.  Argos’la ittifak eden Atinalılar M.Ö.460 yılında Oinoe’de Sparta’lıları yenilgiye uğrattı. Megara limanını ele geçirmek üzere oraya asker gönderildi. Atina nüfuzunun günden güne gelişmesinden korkan Korint ve Aigina Sparta ile birleştiler. Bunlara Saros korfezi kıyılarındaki bazı şehirler de katıldı. Yunanistan ikiye bölünmüş oldu ve Atina M.Ö.460 yılından itibaren hem Pers’lere, hem de Sparta ve müttefiklerine karşı savaşmak zorunda kaldı.

Taraflar belirlenerek başlamış olan Yunanistan harbi genel olarak ekonomik sebeplerden kaynaklanmaktaydı. Atina ve Aigina arasında deniz ticaretinden süregelen bir rekabet söz konusuydu. Korinth  ise batıdaki kolonileri sayesinde Adriyatik yoluna ve  italya ve Sicilya’nın hububat piyasalarına egemendi.

Perikles  M.Ö.456 yılında Aiginaya karşı  bir sefer düzenledi.

Aigina yıllık vergi vermek, surlarını yıkmak ve gemilerini Atina’ya vermesi gibi şartlarla Delos Deniz birliğine üye yapıldı. Korint’in batı ticaretini kesmek amacıyla seferler düzenleyen Perikles ve ordusu M.Ö.457 yılında Tanagra’da sparta-korint ittifakına yenildi. Fakat kısa bir süre sonra Perikles  Spart’aya yardım eden Boiotya’yı Oinofita’da bozguna ugratarak tüm Orta Yunanistan’a hakim oldu.

Pers harpleri yüzünden pazarlarının çoğunu kaybeden Atina’nın Ticaret alanında en büyük rakibi Fenikelilerdi. Fenike Akdeniz’in doğusunda Mısır veya batı Akdeniz ülkeleriyle yapılan ticareti ellerinde bulunduruyordu. Topraklarının büyük bir kısmı zeytinlik ya da üzüm bağlarıyla kaplı olan Attika muhtaç oldugu buğdayı ancak Mısır’dan getirtebilirdi.

Bu sebeple M.Ö. 460/59 yılında 200 gemiden oluşan bir Atina donanması ilk önce Kıbns’a, oradan da, Delta bölgesinde çıkan ve İuaros adında bir kişi tarafından idare edilen isyanı desteklemek üzere, Mısır’a gitti.

Atinalılar Perslere karşı kazandıkları bir zaferden sonra Nil ağzına girmeyi ve satraplık başkenti Memfis’i kuşatmayı başardılar. Fakat 1,5 yıl süren kuşatmanın sonunda Megabizos idaresindeki Pers ordusu Mısır’a girip ve Memfis’i kuşatmadan kurtardı. Atinalılar 454 yılında Delta adalarından birinde yenilgiye uğratıldılar. Kıbrıs’ı ele geçiren Perslerin ilerlemesinden endişelenen Perikles Attika-Delos deniz birliğine ait hazineyi Delos’tan Atina’ya taşıttı.

M.Ö. 451 yılında sürgün süresi dolan Kimon Atina’ya gelerek tekrar başa geçti.

Sparta ile 5 yıllık bir barış imzalayıp, önce Kıbrıs’a ve sonra Mısır’a sefer düzenledi. Ancak bu kuşatma sırasında hastalanıp ölünce Perikles yeniden başa geçti.

Yönetiminin ilk 10 yılında saldırgan, savaşçı bir tutum sergileyen Perikles sürekli ve çok cepheli savaşın yıpratıcı olduğuna karar vererek savaşı bitirme yönünde adımlar attı. İlk olarak süren savaşta Fenike donanmasına karşı kazanmış olduğu zaferlere rağmen Perslere barış imzalamak için M.Ö. 450 yılında Kallias adında bir diplomat gönderdi. M.Ö. 449 yılında imzalanan tarihe Kallias barışı olarak geçen anlaşmaya göre Atina Kıbrıs ve Mısır’dan vazgeçmişti.

Perikles’in Atina İmparatorluğu adına yaptığı eylemler Sparta ile artan sorunlara yol açtı. M.Ö. 447-446’da imparatorlukta isyan çıktı, birçok bölge yükseldi. Atina’nın Boeotia’daki gücü çöktü, Euboea isyan etti, Megara Atina işgalinden kurtuldu ve Sparta Attika’yı işgal etti. Bir Atina ordusuna önderlik eden Perikles, Euboea’ya geçti ve sonra Attika’daki düşmanla yüzleşmek için koştu. Spartalı kral ordusunu geri çekti. Perikles Euboea’daki isyanı aceleyle bastırdı.  Kazanımlarının çoğunu kaybetmiş olan Perikles  M.Ö.446/45 yıllarında Sparta ile  30 yıllık bir barış anlaşması yaptı.

Antlaşmaya göre Atina Megara ile Troizen ve Peloponnes kıyılarındaki Ahhaya üslerinden vezgeçecekti. Aigina ile Navpaktos ise hala Atina’nın yönetiminde kalacaktı. Barış süresince iki devlet arasında çıkacak anlaşmazlıklar tarafsız bir mahkemeye havale edilecekti. Birbirlerinin müttefiklerine de saldırmayacak, Hellen birligi şehirleriyle Attika – Delos birligi şehirleri aralarında her türlü ilişkide bulunabileceklerdi.

 

BARIŞ DÖNEMİ VE KENT DEVLETLERİ AYAKLANMALARI

M.Ö. 446 ile 431 arasındaki 15 yıllık dönem Atina’nın en parlak çağıdır. Bu dönem boyunca Perikles aralıksız her yıl başkomutan seçilmiştir.

Perikles’in demokratik nitelikte bir monarşi kurmuş olduğunu söyleyebiliriz. İktidara geldiğinde, çoğu modern demokraside yer alan oldukça karakteristik birkaç yeni reform yaptı. İlk olarak, tüm devlet görevlerini ücretli pozisyonlara getirdi. Bu, kendisini bir kamu görevinde olan herkesin destekleyeceği anlamına geliyordu.

Büyük bir Atina kolonizasyon hareketi başlattı.

Atinalı yerleşimciler Perikles’in emriyle memleketlerinden her yöne gittiler. Kırım’ın doğusundaki Nymphaeum’dan güney İtalya’daki Thurii’ye Atinalıları yerleştirdi. Varlıksız yurttaşları kolonilere ve kleruhia’lara göndermek suretiyle binlerce kişinin oralarda daha iyi koşullar altında yaşamalarını sağladı. Kamu işlerine büyük miktarlarda para harcadı ve bunu yaparak yüzlerce küçük inşaatçı, sanatçı, yazar ve diğer meslektekilerin sadakatini kazandı. Kısacası, kamu parasını şehre cömertçe yaydı ve popülaritesi büyük ölçüde arttı.

Perikles, alt sosyal sınıfların eğitimine özel ilgi gösterdi. Tüm Atinalıların felsefe, sanat, müzik ve şiir konusunda eğitilmesi gerektiğini düşündü. Ayrıca gençlerin vücutlarını kullanmaları için birçok spor salonu inşa etti. Eğitimin bir parçası olarak Pericles, tiyatronun önemli olduğuna inanıyordu, bu yüzden devletin alt sınıfların tiyatro biletlerinin ücretini yüklendiği bir yasa çıkardı, böylece tüm Atinalılar tiyatro oyunlarına katılabildiler. Fakat bütün bu yardımlar tam yurttaşlık hakkına sahip olanlar için uygulanıyordu. 12 drahmilik bir baş vergisi vermek suretiyle Atina’ya yerleşen ve şehrin ticaret ve sanayi hayatında önemli bir yer tutan metoikoslar, köleler ve deniz birliğine giren şehirlerin yurttaşları bu yardımlardan yoksundular. Perikles’in M.Ö.451 de çıkarttığı bir kanunla Atinalı yurttaş olarak ancak tam yurttaşlık haklarına sahip anadan ve babadan doğanlar kabul olunuyordu.

Gelen Pers tehlikesi yüzünden Atinaya taşınan birlik hazinesi ile,  koruyucu Tanrı Apolllon yerine Tanrıça Athena olmuştu. Böylece Attika – Delos deniz birliği İyonya devletlerinden oluşan bir ittifaktan bir Atina İmparatorluğuna dönüştürüldü ve 140’a yakın üye şehir devleti, hepsi doğrudan Atina’ya 1/60 oranında haraç ödedi. Perikles’in zamanla birlik hazinesini nereye harcadığının hesabını vermemesi, kendi kontrolüne alması, Perslerle yapılan barışın ardından başlayan deniz ticaretini tekelinde tutması gibi sebeplerle birliğe üye şehir devletlerinde huzursuzluk başladı.

Atina birlikten ayrılan şehir devletlerine ağır cezalar verdi. M.Ö.440/439 yılında Spartalılardan yardım beklentisi ile Sisam adası birlikten çıktı. Perikles  9 ay süren kuşatma ile Sisam’ı ele geçirdi, kent surları yıkılarak ağır bir vergiye tabi tutuldu. Daha sonra ayaklanan Bizantiyon kentinin de sonu Sisam gibi oldu.

Açık Deniz Seferlerine katıldı

Perikles’in kendisi Ege Denizi’nde, Karadeniz’de ve Akdeniz’de daha uzaklarda çeşitli deniz seferlerine katıldı. Bu keşifler sırasında, uzaktaki Yunan kentlerine daha fazla Atinalı sömürgecinin yerleşmesini sağladı ve Atina’nın yeni deniz hegemonyasını sağlamlaştırdı. Karadenizde’ki yunan kentlerininde deniz birliğine katılmasını sağladı. Deniz birliğine üye kent devletlerinin isyanları bütün bu tedbir ve çalışmalara rağmen sürekli olarak devam etti ve ilk olarak Karya ve Likya şehirlerinden birçoğu birlikten çıktılar. Peleponneses harbine doğru birlik tamamen dağılmış oldu.

Persler, M.Ö. 480’de Atina’yı işgal ettiklerinde Akropolis’i yakıp yıkmışlardı. Kutsal alanı yeniden inşa etmek, Atina’nın prestijini uyandırmak ve halkı memnun etmek isteyen Pericles, Atina’da birçok kamu eseri, anıt ve tapınak inşa etti. Atina ve Pire’yi koruyan büyük duvarlar onun eseriydi. Göze çarpan başarısı Akropolis’in üzerindeki mermer, anıtsal yapının inşasıydı. Parthenon, Erectheion, Propylaia ve Athena Nike Tapınağı gibi ünlü binalar Deniz Birliği hazinesi kullanılarak yapılmış Perikles’in en bilinen eserleridir.

Ayrıca yine Perikles döneminde Akdeniz’in her yerinde ticareti geliştiren ve Atina’yı Yunanistan’ın en büyük deniz kuvveti haline getiren savaş ve ticari gemiler inşa edildi.,

 ASPASİA VE DAVASI

  MÖ 465’te Pericles, iki oğlu olan yasal karısını Milet’ten bir heteria olan Aspasia için boşamıştı. Heterialar Atina’da çok popülerdi ve evlerinde sık sık filozofları ve politikacıları ağırlayan eğitimli kadınlardı.  Genellikle yabancı oldukları için sokaklarda kayıtsız olarak yürümelerine izin verilen tek kadın onlardı.

Perikles’in muhalifleri Aspasia’yı Atina’yı iki savaşa dahil etmekle suçladı. Birincisi MÖ 440’da, Perikles’in Atinalıları Aspasia’nın anavatanı olan Samos ve Milet’in çatışmasına müdahale etmeye ikna ettiği ve ikincisi yeni başlayan Mora Savaşı oldu. Perikles’in gözyaşlarıyla katıldığı mahkemede hâkimleri suçlamaları düşürmeye ikna ettiği söylenir.

PELEPONNESES HARBİNE DOĞRU

M.Ö. 433’te Korint, kolonisi olan Korfu kentiyle bir sorun yaşadı. Korfu’ya saldırmak için Atina’dan destek talep etti. Ancak aynı zamanda Korfu da Atina’nın desteğini istedi. Atina hükümeti öneriyi tartıştı ve Pericles Korfu’ya az sayıda gemi gönderdi. Korfu’da demirleyen Atina donanmasını tehlike olarak gören Korinth donanması ikiye bölündü ve bu sebeple Korfu’dan mağlubiyetle ayrıldılar.

Herhangi bir müdahelede bulunmadığı için anlaşmayı bozmayan Atina Korfu ile Adriyatik denizinde de söz sahibi oldu. Barışı bozan olay M.Ö.432’de Korinth’in Makedonya Kralı  Perdikkas’la ittifak edip Potideia Şehrine Atina’dan ayrılmaları için yardım etmeleri oldu. Atina kısa sürede şehri geri alabildi fakat M.Ö. 446 yılında yapılan barış antlaşması bozulmuş oldu.

Perikles buna karşılık olarak halk meclisini topladı

Bu meclisden Megara’ya ekonomik ambargo uygulanması kararı çıktı. Sparta’nın ambargoyu kaldırın, Periklesi gönderin, Attika – Delos Deniz Birliğini dağıtın gibi gerçek üstü, olmayacak istekleri kabul edilmeyince savaş kaçınılmaz oldu.

Krallıkla yönetilen Sparta, askeri açıdan güçlü, karada başarılı ancak denizde başarısızdı. Komşu kenti sömürge haline getirdiği için muhtemel tehlikeler yüzünden fazla uzaklaşamıyordu. Pers ve Makedonlardan para talebinde bulundular. Hasat zamanı saldırıp Atina’nın zenginliklerini almak gibi strateji belirlediler.Atina ise gerek donanma, gerek kara ordusu gerekse de ekonomik açıdan güçlüydü. Perikles’in denizden saldırarak kıyı kenlerini ele geçirmek ve Spartanın deniz bağlantısını kesme düşüncesi halk tarafında kabul gördü. Perikles daha çok savunmaya yönelik bir strateji izledi.

İlk olarak Tebai kenti Atina müttefiki Plataiai’ye saldırdı. Sparta her yıl hasat zamanı küçük küçük saldırılarına başlamıştı. Atina halkı mümkün olduğunca Perikles’in planına sadık kalarak Sparta ile karada savaşmaktan kaçındı ve Atina surlarının gerisine çekildi. Bu sırada baş gösteren veba salgını kenti tahrip ederek nüfusun yaklaşık üçte ikisini öldürürdü.

 

ÖLÜMÜ

Atina’nın ilham veren devlet adamı ve General Pericles, MÖ 429’da Birinci Peleponneses Harbi sırasında ilk karısından iki oğlu da dâhil olmak üzere şehir nüfusunun neredeyse yarısını öldüren vebadan öldü.

İlgili Yazı: Tarihteki En Büyük Salgınlar – Atina Vebası (MÖ 430)

Ölmeden önce Pericles, ve M.Ö. 451’de getirdiği bir yasayı çiğnedi ve Atina vatandaşlığını Aspasia ile oğluna vermeyi başardı.

 Atina halkı ilk kez ona karşı dönmeye başladı. O yıl para cezasına çarptırıldı ancak daha sonra ölmeden önce 429’da tekrar yönetime seçilmişti.

 

Kaynakça

Ahmet Müfit Mansel “Ege ve Yunan Tarihi”

 

Bu Yazıyı Paylaş

Kamprota.com 'un Aktüel Bloglarına hoş geldin.  Aktüel'de Seyahat ve Doğa Sporları haricindeki kategorilerde ilgi çekici içerikler üretiyoruz.  Üye olarak sen de blog yazısı yazabilir, yazarken de kazanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için tıkla.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak Gerekli alanlar işaretlendi *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>