CAFE ROTA

Netflix’in Fantastik Dizisi: Cursed

Cursed Dizi İncelemesi

Hepimiz The Witcher’ın ikinci sezonunu beklerken Netflix’in harika bir dizisi daha var. “Cursed”, Orta Çağ’da birçok kez gördüğümüz Kral Arthur hikayesine dayanan bir dizidir. Nimue adında gizemli bir güç kızı, bir köye saldırıldıktan sonra sihirli kılıcını Merlin adlı bir büyücüye vermeye çalışır. Yolda Nimue’nin yolculuğunu ve kendini keşfetmesini izledik. Teller bazı yerlerde sıkıcıdır. Hızlandıramazsınız. Birçok detayı kaçıracaksınız. İşinize yarayabilecek ya da yaramayacak pek çok ayrıntı var. Ayrıca sahne çok uzun olduğu için boğucu oldu. Ne yaparsan yap o yılların hikayeleri artık sıkıcı. Bölümler daha kısa ve sezonlar daha kısa olsaydı, iyi bir iş olabilirdi.

Sinir bozucu mantık hataları da mevcut. Tabii bunlar bazılarımıza göre mantık hatası bazılarımıza göre artık sektörde klişe olmuş olaylar. Savaş sahnelerinden bahsediyoruz. Hanım hanımcık savaş efsanesi ablamız Nimue kargaşanın ortasına dalıyor. Etrafına “Ben başrolüm bana dokunamazsınız” der gibi bakıp ortada dikiliyor. Figüranlar da artık ne hikmetse arayıp arayıp bulamıyorlar.

Bu sahne hikayenin akışını bozuyor muydu? Bozmuyorsa neden bu klişeye izin verildi? Koreografiden ve görüntü yönetmenliğinden sorumlu kişiler aldığı paradan memnun değil mi? Dizinin başındaki kurtlardan da bahsetmesek olmaz. Sıkıştırıp saldırmıyorlar; bu da yetmezmiş gibi bir de ölmek için her şeyi yapıyorlar.
Netflix elinde bir miktar para varsa hepsini aynı projeye yatırmıyor. Çok iyi bir film/dizi yapabilecekken onun yerine iki tane orta düzeyde film/dizi yapıyor. Bütçenin hatırı sayılır bir kısmını da aşırı ünlü bir oyuncuya ayırıyor. Tüm diziyi de onun etrafında kurduktan sonra izleyiciye sunuyor. Netflix, durmadan aynı içerikleri oluşturan bir seri üretim fabrikasına dönüyor.

Dizide belki de en dikkat çekici detaylardan birisi sahne geçişleriydi. Birçoğumuzu da diziye bağlayan, kopmamasını sağlayan türden bir detaydı. Çizgi roman ya da kitap okuyormuşçasına sayfa geçişleriyle çok hoş bir anlatım yaptılar.

Görsel efektler ilk bölümlerde iyiydi fakat sonradan kötüleşmeye başladı. Fantastik bir dizide en çok dikkat edilmesi gereken konulardan biri gittikçe kötüleşti. Fantastik bir dizi çekmek zordur. İzleyicinin yeni yeni ırkları, gizemli ve karanlık karakterleri benimsemesi uzun sürer. Böyle kötü efektler de izleyiciyle evren arasındaki bağın kopmasına neden oluyor. Görüntüler genel olarak iyiydi fakat bazı yerlerde sanki görüntü yönetmeni tatile çıkmış koltuğunu da yeğenine bırakmış gibi hissettirdi.

Cursed’ün işleyiş bakımından yer yer sıksa da kötü bir anlatımı var diyemeyiz. Küçük farklılıklarla izlenebilir hale gelebilirdi. Belki yarattığı evren için ikinci sezon beklenebilir. Sonuç olarak Cursed çok daha iyi olabilecekken harcanmış, ne iyi ne de kötü bir dizi. Eğer fantastik dünyaları koşulsuz şartsız bağrınıza basıyorsanız izleyin, ancak tam tersiyse hiç şans vermeyin.

Kaynak: Web Tekno

Jasper

Karavan ve doğa aşığı insan kişisi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu