Bu Yazıyı Paylaş

TARİH

Kral Midas Efsaneleri : Dokunduğunu Altına Çeviren Kral

Kral Midas Efsaneleri : Dokunduğunu Altına Çeviren Kral

Kral Midas efsaneleri . Tarih boyunca yeryüzünde bulunan tüm değerli metaller arasında altın, insanlar tarafından en çok rağbet gören element olmuştur. İnsanlar altını kırık porselen parçalarını veya çömlekleri tamir etmek ve daha çok takı yapmak için kullandılar. Tarih boyunca insanlar demiri altına çevirmenin yollarını dahi aradılar .

Ancak bugüne kadar Simyacılık başarılı olamadı. Ancak söz konusu bir madeni altına çevirme arzusu olunca bu başarısızlık dahi insanları denemekten alıkoyamadı! Ne de olsa eşyaları altına dönüştürme yeteneğini kim istemezdi ki? Böyle bir yetenekle yer yüzünün en zengin insanı olunabilirdi. Bugün tarihte yaşamış ve adı altınla bütünleşmiş bir kralı konu alıyoruz. Bu kral, tabii ki Kral Midas’ın ta kendisi!

Kral Midas’ın efsanesi yüzyıllar öncesine dayanıyor.

Bu efsane geniş bir bahçesi olan zengin bir kralı anlatır. Bir gün bahçesinde gezintiye çıkıp, orada uyuya kalan Silenus adında bir satir bulur. Satyr uyanıyor ve hasta hissediyor.  Bunu gören Kral Midas, Silenus’u kaleye aldı. Ve kalesinde satiri besledi ve dinlenip iyileşmesine izin verdi.

Silenus kendini daha iyi hissettiğinde, Kral Midas , arkadaşı olan Yunan tanrısı Dionysos’a dönmesine yardım eder. Dyanissos,satirin sağlıklı bir şekild geri dönmesinden memnuniyet duyar. Kral Midas’ı ödüllendirmek için Dionysus ona bir dilek sunmayı teklif eder. Kral, biraz düşünerek, dokunduğu her şeyi altına çevirme yeteneği ister.

Kral Midas efsaneleri : Ödül mü lanet mi?

Dokunduğun her şeyin altına dönüştüğünü bir düşünsenize? İlk başta kulağa harika gelebilir. Ancak şöyle detaylı bir şekilde düşününce çevrenizdeki her şey bir anda dünyanın en değerli madenlerinden biri haline geleceğini fark edersiniz. Bu yetenek sonsuz bir zenginliğe kavuşmanıza sağlayacak olsa da beraberinde bir laneti de getirir.

Kral Midas pek kısa bir süre sonra bu yeteneğin bir lanet olduğunu fark eder. Yiyeceklere dokunduğunda altına dönüşür. Su içmeye çalıştığında su altın olur. Çaresizce hizmetçilerinden doğrudan ağzına yiyecek ve su dökmelerini ister. Tabii diline değdiği anda hepsi altına dönüşmektedir.

İşin kötüsü bunlar sadece bir başlangıçtı. Yemek yiyemeyip su dahi içemeyen , perişan halde olan Kral Midas ne yapacağını dahi bilemeden bahçesine gider. Kızının orada oyun oynadığını bilmemektedir. Kız, babasını görünce ona sarılmak için koşar. Onu durduramadan Midas’ın kızı babasına sarılır ve altına dönüşür.

Sonunda Kral Midas çaresizce Dionysos’a döner.

Tanrı’dan dileğini tersine çevirmesini ister. Dionysos, Midas’a yapması gereken tek şeyin Paktolus Nehri’nde yıkanmak olduğunu söyler. Kral nehre gider ve kendisine söyleneni yapar. Lanete dönüşen bu armağan Paktolus nehrinde yıkandığında ortadan kalkar. Rivayete göre Lidyalıları zengin eden günümüzde Salihli’nin Sardes kasabasında yer alan Paktolus çayının altın kaynağı buradan gelmektedir.

Hikayenin farklı versiyonları var bunlardan birinde Kral Midas Paktolus çayında yıkandığında o ana kadar altına çevirdiği her şey eski haline dönmüştür. Bir diğer versiyonda ise Kral Midas’ın dokunduğu her şey açgözlülüğünün bir hatırlatıcısı olarak altın formuyla kalmıştır.

İnsanlar yıllardır Kral Midas efsaneleri anlattılar.

Ancak çoğu kimse onun da gerçek bir insan olduğunun farkında değil. Gerçek Kral Midas dokunduğu her şeyi altına çevirebilir mi? Tabii ki hayır! Ama Kral Midas, Frigler’i yöneten çok zengin bir kraldı. Günümüzde Türkiye topraklarında MÖ 700 civarında yaşadı .

Yine de efsanenin arkasındaki tek gerçek bu değil. Pactolus Nehri de yukarıda ifade ettiğimiz günümüzde Manisa ilimizin Salihli İlçesinde yer alan Sardes kasabasında bulunan gerçek bir nehirdir. Eski insanlar, neden nehir kıyısındaki kumda altın bulunduğunu açıklamak için Kral Midas’ın hikayesini kullandılar. Oysa ki Nehir yatakları altının bulunabilmesi en olası yerlerdir biri idi.

Midas’ın Kulakları

Kır Tanrısı Pan ile Yunan Tanrısı Apollon arasında yapılacak olan bir müzik yarışması için Kral Midas yargıç olarak bulunması istenir. Midas oyunu Pan adına kullanır, Apollon için oy kullanmaz. Apollon Midas’a oy vermediği için sinirlenir ve güzel müzikten anlamayan bir insan olduğunu söyleyerek Midas’ın kulaklarını eşekkulağına çevirir.

Efsaneye göre Kral Midas kulaklarını gizlemeye çalışır.  Ancak bir gün berbere gittiği zaman Midas’ın kulağını fark eden berber bunu kimseye anlatmaz. Ama bir süre sonrasında artık dayanamadığı için anlatması gerektiğini düşünerek bir kuyuya gider ve bu Midas’ın sırrını kuyuya haykırır. Efsaneye göre kuyu suları sulara sazlara ve bu şekilde ulaşır ve Midas’ın kulakları her taraftan duyulmaya başlar.

Halk Midas’la dalga geçmeye ve ona hakaret etmeye başlayarak gölge oyunları ya da taklitlerle onu sürekli olarak rencide ederler. Kral Midas bunlara daha fazla dayanamaz ve kulaklarını kestirmeyi düşünür ve bu uygulamayı yapar ancak bir süre sonra fark eder ki kulakları Sarmaşık şeklinde eski halinden daha fazla kötü bir görünüm içinde büyümeye başlar. Tanrı’ya yalvararak ondan yardım ister Tanrı Midas’ı affeder; ancak onu da sessizce öldürür ve mezara gömer.

Yazının bütününde Kral Midas ‘ın hikayesini nasıl buluyorsunuz?  Bugün insanlar bu efsanelerden ne öğrenebilir?

Bu Yazıyı Paylaş

Kamprota.com 'un Aktüel Bloglarına hoş geldin.  Aktüel'de Seyahat ve Doğa Sporları haricindeki kategorilerde ilgi çekici içerikler üretiyoruz.  Üye olarak sen de blog yazısı yazabilir, yazarken de kazanabilirsiniz. Ayrıntılı bilgi için tıkla.

Yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak Gerekli alanlar işaretlendi *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>